Muratpaşa'da Güzel Villalar ve Daireler
Muratpaşa, Antalya: Zengin tarihi ve Kaleiçi'ni Akdeniz kıyılarına bağlayan stratejik konumuyla, kültürel ve turistik bir mücevher.
Muratpaşa, zengin tarihi, gelişen bugünü ve umut vadeden geleceğiyle Antalya'nın kalbinde parıldayan bir mücevher olarak kabul edilir. Muratpaşa, 1993 yılında Kepez ve Konyaaltı ilçeleriyle birlikte Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir belediye olarak kurulmuştur. 2008 yılında bağımsız bir ilçe statüsü kazanarak Antalya'nın kentsel dokusunda seçkin bir yer edinmiştir.
Özgün Coğrafya:
Muratpaşa, 30-31 derece boylam ve 36-37 derece enlem arasında yer alarak Akdeniz kıyısında stratejik bir konuma sahiptir. 96 kilometrekarelik bir alanı kapsayan ilçe, 64 canlı yerleşim bölgesini içermektedir. İlçe sınırları, kasaba, köy, çiftlik veya diğer yerleşim yerlerini kapsamamakta olup, bütünleşik kentsel karakterini vurgulamaktadır. Muratpaşa, kuzeyde Kepez, doğuda Aksu ve batıda Konyaaltı ile çevrili olup, Antalya'nın farklı bölgeleri arasında hayati bir bağlantı noktasıdır. İlçenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 54 metredir ve 20 kilometre boyunca uzanan muhteşem sahil şeridi, dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ve turist çekmektedir.
Tarihi ve Kültürel Hazineler:
Muratpaşa, Antalya'nın ilk kent yerleşimi olan ve "İç Kale" veya "Eski Şehir" anlamına gelen "Kaleiçi"ne ev sahipliği yapmaktadır. Kaleiçi, bölgeden geçen ardışık medeniyetlerin etkilerinin iç içe geçtiği, kadim tarihi ve eşsiz mimarisiyle ünlüdür. Muratpaşa, aşağıdakiler de dahil olmak üzere önemli tarihi yerler açısından zengindir:
- Kaleiçi Evleri: Birçoğu restore edilmiş olup, geçmişin yaşam tarzını yansıtan geleneksel tasarımlarıyla öne çıkmaktadır.
- Balbey Mahalle Evleri: Bölge mimarisinin harika bir örneği olarak kabul edilen bu evler, bölgeye özel bir çekicilik katmaktadır.
- Hadrian Kapısı: Yerel halk arasında "Üç Kapılar" olarak bilinen bu kapı, MS 130 yılında Roma İmparatoru Hadrian'ın Antalya ziyaretine ithafen inşa edilmiştir.
- Yivli Minare: "Yivli Minare" olarak bilinen bu minare, 13. yüzyıldan beri Antalya'nın sembolü olmuş ve eşsiz bir mimari şaheser olarak kabul edilmektedir.
- Muratpaşa Camii: Osmanlı döneminde 1570 yılında inşa edilen cami, Antalya'nın en önemli tarihi camilerinden biridir.
- Karatay Medresesi: Kaleiçi'nde bulunan ve 1250 yılına kadar uzanan tarihiyle Selçuklu mimarisinin güzel bir örneğidir.
- Sanatsal Heykeller: Bölge genelinde dağılmış halde bulunan bu heykeller, modern bir estetik dokunuş katıyor.
Çağlar Boyunca Süregelen Zengin Bir Tarih:
Muratpaşa'nın tarihi, Antalya'nın tarihiyle iç içe geçmiştir; zira bu ilçe, Antalya metropol bölgesinin en eski yerleşim yeri olarak kabul edilir. Helenistik dönemde, Bergama Kralı II. Attalus (MÖ 159-138), stratejik önemi nedeniyle bölgede bir şehir ve liman kurmuş ve ona "Ataleia" adını vermiştir. Arap kaynaklarında şehir "Antaliyah", Türk kaynaklarında ise "Adalia" olarak bilinmektedir. 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren şehir "Antalya" olarak anılmaya başlanmıştır.
Pergamon Krallığı'nın yıkılmasının ardından (MÖ 133), şehir bir süre bağımsız kaldı, ardından korsanların eline geçti. MÖ 77'de komutan Servilius Isauricus şehri Roma topraklarına kattı. MÖ 67'de şehir, Pompey'in filosunun üssü oldu. MS 130'da İmparator Hadrian'ın Attaleia şehrini ziyareti, şehrin refahına ve gelişmesine katkıda bulundu.
Modern şehir, antik yerleşimin kalıntıları üzerine kurulduğu için Antalya'daki antik kalıntılar nispeten azdır. Günümüze ulaşan az sayıdaki anıt arasında, antik liman olarak kabul edilen liman bariyerinin bir kısmı ve limanı çevreleyen duvar görülebilir. Helenistik dönemde tiyatro şeklinde tasarlanan Antalya şehrinin surları şehri çevrelemiştir. Bizans döneminde surlar ikinci bir duvar ve hendekle güçlendirilmiştir.
Antalya'nın ilk surlarının II. Attalus döneminde inşa edildiği bilinmektedir. MS 130 yılında Roma İmparatoru Hadrian, Antalya seferi sırasında "Hadrian Kapısı"nı inşa ettirmiş ve surların doğu kısmını da restore etmiştir. Antalya, Bizans döneminde (MS 395'ten itibaren) özellikle Akdeniz ticareti alanında önemli bir ticaret limanı haline gelmiştir. MS 7. yüzyıldan itibaren şehir Arap baskınlarına maruz kalmış ve MS 860 yılında Abbasi Halifesi Mutevakkil'in komutanı Fadl ibn Karin tarafından kısa süreliğine işgal edilmiştir.
Surların, Bizans İmparatoru Leo VI ve oğlu Konstantin Porphyrogenitus (912-914 MS) döneminde restore edildiği bilinmektedir. Bu dönemde surlar, ikinci bir sur ve sur dışında bir hendekle çevrilmiştir.
Antik Antalya kenti, biri denizden diğeri karadan olmak üzere at nalı şeklinde iki surla korunuyordu. Ayrıca, şehir içindeki yerleşim merkezlerini ayıran surlar da vardı. Dış surlarda, yaklaşık elli basamak aralıklarla birçok kule bulunuyordu. Antalya surları antik çağlara kadar uzanmaktadır. Genellikle Helenistik döneme ait temeller üzerine Romalılar tarafından inşa edilmiş ve Selçuklu döneminde genişletilmiş veya restore edilmiştir. Surlarda antik özelliklere sahip birçok taş blok kullanılmıştır. 19. yüzyılın sonlarına kadar surlar neredeyse tamamen sağlam kalmıştır.
Günümüzde şehrin içindeki kulelerden sadece bazıları, Hadrian Kapısı ve Saat Kulesi ayakta kalmıştır.
Zengin tarihi mirası, öne çıkan kültürel yapıları ve seçkin coğrafi konumuyla Muratpaşa, Antalya'nın kalbi ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler için gözde bir turistik destinasyon olmaya devam ediyor.
Bölge hakkında rapor
Erkek
Kadın